Tel: 0252 456 23 37- 456 22 09
Email: orfoz@orfoz.com

 

BOZBURUN - MARMARIS

NUR ÇINTAY A.
RADIKAL GAZETESI
12.09.2004

Gastronomik orgazm

Zoofili pek tarzim degil; aslanmis, koçmus, balikmis, bunlarla iliski ancak burç düzeyinde olur.
Zina, en azindan hayatimin bu döneminde hiç ilgimi çekmiyor.
Hatice Meryem'in nefis bir kitabi vardir: 'Sinek Kadar Kocam Olsun Basimda Bulunsun'. Koca, özellikle uzun tatillere götürdügü zaman, dünyanin en vazgeçilmez varligi olabiliyor. Fakat 'sinek'ten koca arzu edilir sey degil tabii. Insan (kadin), o demode oyundaki gibi köpek, kurt, ayi filan biçiyor genellikle kendine es olarak. Bir sinek birlikteligini hayal etmiyor.
Gelgelelim burada bir ariyla iliskim oldu.
Yok arilara Türk kahvesiymis, yok karamel kanatli kus ariymis, ugrasir misin sen bizimkilerle, diyen bir tecavüzcü ari, pareomun içine girerek fevkalade kuytu bir noktadan, evet resmen soktu!
Tecavüz kaçinilmazsa, bari tadini, hayir, bu durumda katiyyen çikartamiyorsunuz! Gelsin amonyak, gitsin buz torbasi...
Fakat madem zoofiliden açildik, bu arinin tattirmadigi zevklerin zirvesine, beni yine bir baska hayvanin uçurdugunu söyleyebilirim: Yilan baligi!
Bozburun'daki Orfoz'un sahibi ve de asçisi yüce Selçuk Bozçaga, bir füme yilan baligi olayina imza atiyor ki...
Gastronomik orgazm diye bir sey varsa, o bu.
Daha 'yilan' lafini duyunca irkilenler oluyormus. Halbuki tabakta geldigi sürece, tek tehlikesi bagimlilik yapmak. Özellikle füme tatlardan hoslananlar için hakiki bir zirve.
Bozçaga bir de sardalya füme yapiyor; bu ikisi özellikle sarabin yaninda müthis iyi gidiyor.
Peynirmis, etmis, balikmis, füme tatlari sevenler için; tekrar ediyorum.
Bu sarhos eden mezeleri yedikten sonra "Yalniz biraz is kokuyordu nedense" diye uyaranlar da oluyormus zira!

 

NAViGA
Eylül '04

Saros'daki Otel'den kendilerini emekli eden Selçuk-Günes Bozçaga çiftinin Sabrinas Haus'un hemen yanindadaki tas evlerinin bahçesinde açtiklari birkaç masalik restoran, yatçilar için yeni bir bulusma noktasi oldu. Bozburun Orfoz'a karayolu baglantisi olmadigindan, Bozburun'dan restorana yürüyerek geliniyor ve haber verilmesi halinde müsteriler botla alinabiliyor. Tekne ile gelenler için Orfoz'un önündeki tonozlarda geceleme imkani var. Çalisani olmayan lokantada tüm deniz ürünleri yemeklerini Selçuk Bey, tatli ve ekmekleri ise Günes Hanim yapiyor. Geriye sadece ruhunuzu teslim edene kadar yemek kaliyor. Ancak Orfoz'a telefon edilmeden gidilmemesini tavsiye ediyoruz.

 

NUR ÇINTAY A.
RADIKAL GAZETESI
12.07.2004

Orfoz: 'Büyük tikinma'

Bu sene, Sabrina's'in fazladan bir de sürprizi vardi. Altinda uyumalara doyulmaz incir agacinin oradan, bahçeden yarim dakika yürüyerek, hemen bitisikteki komsuya geçiyorsunuz.
Dile, burayi tarif etmeye yetecek kadar hâkim olamamaktan korkarim.
Bir balik lokantasi ne kadar iyi olabilir? Bu kadar olabilecegini bilmezdim.
Dahasi, bir balik lokantasi, insani ne kadar mesut edebilir? Söyle: Allahim, burada öleyim. Icabinda bulasiklari yikarken, bira servisi yaparken, suracikta midyelerin sosuna ekmek bandiktan az sonra, süzüleyim. Huzurdan, saadetten öleyim.
Son yemegim bu yemek olsun: Selçuk beyin deniz mahsullü makarnasi. Ya da firinda midyesi. Ya da balik çorbasi. Ya da soganli kalamari. Artik nesi olursa, fark etmez.
Orfoz'u Saroz'dan bilenler olabilir. Selçuk ve Günes Bozçaga çifti, Saroz'daki lokantayi 2 ogullarina pas edip, biraz da emekliye ayrilip Bozburun'daki bu tas eve tasinmislar. Burada yasiyorlar. Denizin hemen önündeki bahçeye de masalari atmislar.
Eleman çalistirmiyorlar. Yemeklerin hepsini Selçuk bey yapiyor. Ve Selçuk bey, bana hiçbir sifatin tarife yetmeyecegini düsündüren lezzette yemek yapiyor.
Bittik biz orada. Eridik. Ruhumuzu emanet biraktik. Eylülde teslim almaya gidecegiz.
Belki de o meshur filmdeki gibi ('Büyük Tikinma') yiye yiye teslim olmaya..

 

EMRE AKÖZ
SABAH GAZETESI
30.06.2004

Süper yemek (2)

Geçen yildan beri aramizda konusuyorduk: Acaba bu kadar iyi bir yemegi tatmak baska bir lokantada da kismet olacak mi? Oldu! Valla oldu.
Yine Bozburun'da... Sabrinas Haus'un yani basinda, 40 metre ötede, 'Orfoz' adli bir lokanta geçen sezonun sonunda faaliyete geçmisti. 'Çok iyi' demislerdi arkadaslar. Biz de sormustuk: "Denizkizi kadar iyi mi?"
Geçen aksam gittik.
Saroz Körfezi'nde yillarca otel ve lokanta islettikten sonra, yorulup buraya çekilen Günes ve Selçuk Bozçaga çiftinin yeri. Yemekleri Selçuk bey yapiyor. Bahçede, agaçlarin altinda, hemen denizin kenarinda bes alti masalik bir gizli vaha.
'Gizli vaha' dememin iki sebebi var.
Birincisi: Mükemmel yemekleri. Tadimlik füme yilan baligi... Deniz ürünleri çorbasi... Deniz ürünleri pilavi... Közde patlican... Grek tarzi yavru kalamar... Firin midye... Ahtapot...
Simdi yemekleri yan yana siraladim ya... "Canim bunlari biz baska yerlerde de yiyoruz" diyeceksiniz. Hayir! Böylesini pek az yerde bulabilirsiniz. Inanin.
Müsteri sayisi az olduðu için Selçuk bey 'size özel' pisiriyor her seyi. Sirayla. Tek tek. Mesela "Ahtapot ister misiniz" diye soruyor. Siz onayliyorsunuz. Mutfaga girip hazirliyor.
Tabii bu yemeklere nefis zeytinyaglari, ev yapimi ekmekler filan eslik ediyor.
Ikincisi: Ulasilmazligi.
Sabrinas Haus gibi buranin da kara yolu baglantisi yok. Ya Bozburun civarina aracini park edip patika yoldan 10-15 dakika kadar yürüyeceksiniz. Ya da denizden; tekneyle, motorla yanasacaksiniz.
Aslinda yürüyerek gitmek o kadar dert degil de... Onca yemekten (eh, herhalde sarap filan da içilir) sonra geriye dönmek iskence olur.
'Denizkizi' da, 'Orfoz' da aklinizin bir kösesinde dursun. Makul fiyatlara o yemekleri tatmak insana bir milyon ünite yasam sevinci zerk ediyor.

 

ANA SAYFA