| |
BOZBURUN
- MARMARIS
NUR
ÇINTAY A.
RADIKAL GAZETESI
12.09.2004
Gastronomik
orgazm
Zoofili
pek tarzim degil; aslanmis, koçmus, balikmis, bunlarla iliski
ancak burç düzeyinde olur.
Zina, en azindan hayatimin bu döneminde hiç ilgimi çekmiyor.
Hatice Meryem'in nefis bir kitabi vardir: 'Sinek Kadar Kocam Olsun
Basimda Bulunsun'. Koca, özellikle uzun tatillere götürdügü
zaman, dünyanin en vazgeçilmez varligi olabiliyor. Fakat
'sinek'ten koca arzu edilir sey degil tabii. Insan (kadin), o demode
oyundaki gibi köpek, kurt, ayi filan biçiyor genellikle
kendine es olarak. Bir sinek birlikteligini hayal etmiyor.
Gelgelelim burada bir ariyla iliskim oldu.
Yok arilara Türk kahvesiymis, yok karamel kanatli kus ariymis,
ugrasir misin sen bizimkilerle, diyen bir tecavüzcü ari,
pareomun içine girerek fevkalade kuytu bir noktadan, evet
resmen soktu!
Tecavüz kaçinilmazsa, bari tadini, hayir, bu durumda
katiyyen çikartamiyorsunuz! Gelsin amonyak, gitsin buz torbasi...
Fakat madem zoofiliden açildik, bu arinin tattirmadigi zevklerin
zirvesine, beni yine bir baska hayvanin uçurdugunu söyleyebilirim:
Yilan baligi!
Bozburun'daki Orfoz'un sahibi ve de asçisi yüce Selçuk
Bozçaga, bir füme yilan baligi olayina imza atiyor ki...
Gastronomik orgazm diye bir sey varsa, o bu.
Daha 'yilan' lafini duyunca irkilenler oluyormus. Halbuki tabakta
geldigi sürece, tek tehlikesi bagimlilik yapmak. Özellikle
füme tatlardan hoslananlar için hakiki bir zirve.
Bozçaga bir de sardalya füme yapiyor; bu ikisi özellikle
sarabin yaninda müthis iyi gidiyor.
Peynirmis, etmis, balikmis, füme tatlari sevenler için;
tekrar ediyorum.
Bu sarhos eden mezeleri yedikten sonra "Yalniz biraz is kokuyordu
nedense" diye uyaranlar da oluyormus zira!
NAViGA
Eylül '04
Saros'daki
Otel'den kendilerini emekli eden Selçuk-Günes Bozçaga
çiftinin Sabrinas Haus'un hemen yanindadaki tas evlerinin
bahçesinde açtiklari birkaç masalik restoran,
yatçilar için yeni bir bulusma noktasi oldu. Bozburun
Orfoz'a karayolu baglantisi olmadigindan, Bozburun'dan restorana
yürüyerek geliniyor ve haber verilmesi halinde müsteriler
botla alinabiliyor. Tekne ile gelenler için Orfoz'un önündeki
tonozlarda geceleme imkani var. Çalisani olmayan lokantada
tüm deniz ürünleri yemeklerini Selçuk Bey,
tatli ve ekmekleri ise Günes Hanim yapiyor. Geriye sadece ruhunuzu
teslim edene kadar yemek kaliyor. Ancak Orfoz'a telefon edilmeden
gidilmemesini tavsiye ediyoruz.
NUR
ÇINTAY A.
RADIKAL GAZETESI
12.07.2004
Orfoz:
'Büyük tikinma'
Bu
sene, Sabrina's'in fazladan bir de sürprizi vardi. Altinda
uyumalara doyulmaz incir agacinin oradan, bahçeden yarim
dakika yürüyerek, hemen bitisikteki komsuya geçiyorsunuz.
Dile, burayi tarif etmeye yetecek kadar hâkim olamamaktan
korkarim.
Bir balik lokantasi ne kadar iyi olabilir? Bu kadar olabilecegini
bilmezdim.
Dahasi, bir balik lokantasi, insani ne kadar mesut edebilir? Söyle:
Allahim, burada öleyim. Icabinda bulasiklari yikarken, bira
servisi yaparken, suracikta midyelerin sosuna ekmek bandiktan az
sonra, süzüleyim. Huzurdan, saadetten öleyim.
Son yemegim bu yemek olsun: Selçuk beyin deniz mahsullü
makarnasi. Ya da firinda midyesi. Ya da balik çorbasi. Ya
da soganli kalamari. Artik nesi olursa, fark etmez.
Orfoz'u Saroz'dan bilenler olabilir. Selçuk ve Günes
Bozçaga çifti, Saroz'daki lokantayi 2 ogullarina pas
edip, biraz da emekliye ayrilip Bozburun'daki bu tas eve tasinmislar.
Burada yasiyorlar. Denizin hemen önündeki bahçeye
de masalari atmislar.
Eleman çalistirmiyorlar. Yemeklerin hepsini Selçuk
bey yapiyor. Ve Selçuk bey, bana hiçbir sifatin tarife
yetmeyecegini düsündüren lezzette yemek yapiyor.
Bittik biz orada. Eridik. Ruhumuzu emanet biraktik. Eylülde
teslim almaya gidecegiz.
Belki de o meshur filmdeki gibi ('Büyük Tikinma') yiye
yiye teslim olmaya..
EMRE
AKÖZ
SABAH GAZETESI
30.06.2004
Süper
yemek (2)
Geçen
yildan beri aramizda konusuyorduk: Acaba bu kadar iyi bir yemegi
tatmak baska bir lokantada da kismet olacak mi? Oldu! Valla oldu.
Yine Bozburun'da... Sabrinas Haus'un yani basinda, 40 metre ötede,
'Orfoz' adli bir lokanta geçen sezonun sonunda faaliyete
geçmisti. 'Çok iyi' demislerdi arkadaslar. Biz de
sormustuk: "Denizkizi kadar iyi mi?"
Geçen aksam gittik.
Saroz Körfezi'nde yillarca otel ve lokanta islettikten sonra,
yorulup buraya çekilen Günes ve Selçuk Bozçaga
çiftinin yeri. Yemekleri Selçuk bey yapiyor. Bahçede,
agaçlarin altinda, hemen denizin kenarinda bes alti masalik
bir gizli vaha.
'Gizli vaha' dememin iki sebebi var.Birincisi:
Mükemmel yemekleri. Tadimlik füme yilan baligi... Deniz
ürünleri çorbasi... Deniz ürünleri pilavi...
Közde patlican... Grek tarzi yavru kalamar... Firin midye...
Ahtapot...
Simdi yemekleri yan yana siraladim ya... "Canim bunlari biz
baska yerlerde de yiyoruz" diyeceksiniz. Hayir! Böylesini
pek az yerde bulabilirsiniz. Inanin.
Müsteri sayisi az olduðu için Selçuk bey
'size özel' pisiriyor her seyi. Sirayla. Tek tek. Mesela "Ahtapot
ister misiniz" diye soruyor. Siz onayliyorsunuz. Mutfaga girip
hazirliyor.
Tabii bu yemeklere nefis zeytinyaglari, ev yapimi ekmekler filan
eslik ediyor.
Ikincisi: Ulasilmazligi.
Sabrinas Haus gibi buranin da kara yolu baglantisi yok. Ya Bozburun
civarina aracini park edip patika yoldan 10-15 dakika kadar yürüyeceksiniz.
Ya da denizden; tekneyle, motorla yanasacaksiniz.
Aslinda yürüyerek gitmek o kadar dert degil de... Onca
yemekten (eh, herhalde sarap filan da içilir) sonra geriye
dönmek iskence olur.
'Denizkizi' da, 'Orfoz' da aklinizin bir kösesinde dursun.
Makul fiyatlara o yemekleri tatmak insana bir milyon ünite
yasam sevinci zerk ediyor.

ANA
SAYFA
|